Temmuz 2013-Kaçış Hayali | Seyahat Yazıları

5 Temmuz 2013 Cuma

Kars 2.Gün

Kars - 2.gün


 
 Sabah erken kalkıp sıkı bir kahvaltı yapıyoruz.Hemen hazırlanıp resepsiyondaki görevlilerden Ani Harabeleri’ne nasıl gideceğimizi soruyoruz. Malesef kötü haber :( Sabah erken saatlerde toplanan turist kafilesi minibüsle bölgeye hareket etmiş. Bizde Kars’ta dolaşamadığımız, kalan tarihi yerleri dolaşmaya karar veriyoruz. Hava pek iç açıcı değil, her an yağmur yağabilir. Oyüzden hemen yola koyuluyoruz.

2.Gün gezimize Kars Kalesi’nin çevresinden başlıyoruz. Hemen Kars Kalesi’nin arkasında Kars Çayı’nın geçtiği bozuk bir yoldan yürüyerek devam ediyoruz. Hemen yolun sağ tarafında Üniversiteye ait bir lojman var. Giriş izni olmadığı için uzaktan bakınmakla yetiniyoruz. Ardından aynı yoldan geri dönüp Kars Çayı’nı takip edip ve köye giren yol üzerinde çalışan kişiler görüyoruz. Bu kişiler restorasyon çalışmaları ile uğraşıyormuş.

Kars Çayı
Yine bu yol üzerinde birçok Hamam bulunuyor.Bunlardan biride Cuma  Hamam’ı..Dolaşacağımız fazla biryer kalmadığı için mola verip yine bir şeyler atıştırıyoruz.

Hava oldukça bozdu ve artık yağmur her an patlayabilir. Yine vakit kaybetmeden son birkaç yeri görmek için yürüyüp koşturmaya karar verdik.
Eski Belediye Binası, Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi’nin hemen paralel’inde yer alıyor. Bina şu an restorasyon çalışmalarında olduğu için malesef sadece dışarıdan birkaç fotoğraf çekmekle yetiniyoruz.Artık şiddetli yağmura teslim oluyor ve koşmaya başlıyoruz otele doğru :)

Kars’ta yanınızda ve aklınızda bulundurmanız gerekenler;

-Yazın gidecekseniz kesinlikle kalın kıyafetler yanınızda olsun.
-Güneş gözlüğü,bileği koruyan bot,şemsiye
-Kale’ye çıkacaksanız dik bir yolda yürüyeceksiniz.Dikkatli olun.
-Ani Harabeleri’ne gidecekseniz kesinlikle grup olarak hareket edin ve rehber için otelle iletişime geçin

5 Temmuz 2013 / Kars




Devamını Oku »

4 Temmuz 2013 Perşembe

Kars 1.Gün



Harika bir Antep turundan sonra yolculuğumuz Kars’a :)
Antep’te kaldığımız konaktan sabaha doğru 5,30 gibi çıkıyor, havaalanına gidiyoruz.Uçağımız 6,30’da Ankaraya hareket ediyor ,aktarma ile Kars’a iniyoruz..Kars havaalanı şu an inşaat halinde, yeni havaalanı bittiği zaman daha fazla turistin ziyaret edeceğini tahmin ediyorum ;)Havaalanından şehir merkezine belediyenin minibüsleri var ve bu araçlarla belirli ücret karşılığında aktarma yapabiliyorsunuz. Yolculuk süresi tahmini olarak 20-25 dk sürüyor.Oldukça yorucu geçen seyahatten sonra kalacağımız yer bakıyoruz. Önceden ayırttığımız bir otel olmadığı için öncelikle öğretmenler evi ve polis misafir evlerine bakınıyoruz. Kalacak yer bulamadığımız için biraz stresle geçen saatler oluyor. Sonunda 3 yıldız merkezde güzel bir otel bulup yerleşiyoruz.

Kaldığımız yer merkezi bir yerde ve Kars Kalesi’nin hemen yanında diyebilirim !

O yüzden rota Kars Kalesi !

Otelden yaklaşık 150-200 mt yürüdükten sonra karşımıza ilk olarak ünlü 12 Havariler Kilisesi ( Kümbet Cami) çıkıyor. 10.yy’da kilise olarak inşaa edilmiş ve daha sonra müslümanların eline geçince Kümbet Cami olarak isim değiştirmiş.

Buradan ayrılıp kaleye doğru hızlı adımlarla yürümeye çalışıyoruz, biraz yokuş olduğu ve sert kayalardan oluştuğu için yola dikkat etmek lazım.Kars Kalesi’ne ulaşınca manzaraya doyum olmuyor gerçekten. Çünkü Kale’den baktığınızda şehir merkezi elinizin altındaymış hissi uyandırıyor :) Büyüleyici bir kare var ve bu fırsatı değerlendirip bol bol fotoğraf çekiyorum.Kale’nin hemen yanında soluklanabileceğiniz bir cafe var, burada dilerseniz dinlenip birşeyler yiyip manzaranın keyfini çikarmaya devam edebilirsiniz.

12 Havariler Kilisesi ve Kars Kalesi 



Kaleden inip hemen yolun sol kesiminden devam ediyoruz.Uzun bir yürüyüşün ardından karşımıza Kent Konseyi binası geliyor. Burası çam ağaçları içinde, bahçeli ve yine sert kayalardan yapılmış tarihi bir bina. Daha önce gümrük binası olarak kullanılmış.
Kent Konseyi’nden çıkıp yolun sağ tarafından hareketle yaklaşık 200-300mt sonra Kars Müzesi’ne geliyoruz.Burası Eski gar bölgesinde yeralıyor.Müze’nin içi çoğunlukla Ani antik kentinde bulunan eserlerle dolmuş durumda. Roma-Bizans-Selçuklu döneminden bir sürü kalıntı var. Benim dikkatimi çeken şeyler genellikle antik paralar oldu. Güzel modern bir bina diyebiliriz..
Müze’den ayrılıp cumhuriyet caddesine doğru ilerliyoruz, yol üzerinde askeri bir bölge var ve yine aynı bölgede Aynalı Köşk denilen taş bir bina var.Bu bina üniversitenin etkinlikleri için ayrılmış durumda.


Fazla oyalanmadan kapının önünde fotoğraf çekiyor ayrılıyoruz. Yolun karşısına geçip sağ taraftan ara yola girince Ortakapı mahallesinde mimarisi ile göze çarpan Fethiye Cami karşımıza çıkıyor. 19.yy’da Ruslar tarafından kilise olarak inşa edilmiş daha sonra cami olarak kullanılmaya devam edilmiş.

Havariler Kilisesi 





Daha detaylı bilgi için belediyenin hazırlamış olduğu güzel bir gösterim var,buradan bakabilirsiniz:




Bu arada bulunduğumuz mahallede yol çalışması olduğu için bazı mekanlarda fazla fotoğraf çekemediğimizi belirtmek isterim, ayrıca yine ters ışık olduğu için istediğim gibi kareler elde edemedim. Eğer vaktiniz olursa sabah erken saatte çıkıp bol bol fotoğraf çekin derim.
Yol üzerinde görebileceğiniz diğer binalar ise ;
İl Genel Meclisi binası,Kars Kültür Evi ( Eski kadın hapishanesi)

Günün yorgunluğu hissedilmeye ve ayaklarda derman kalmadığını anlayınca oturup yöresel yemek nerede yiyebiliriz diye araştırmaya başlıyoruz.
Şehir merkezinde dolaşırken gördüğümüz Yöresel yemek yapan ve çoğunlukla ev hanımlarının çalıştığı bir restaurant gördüğümüzü hatırlayıp hemen oraya doğru yol alıyoruz.Burası Kaz Evi Yöresel Yemekleri olarak tanınıyor..Oldukça güleryüzlü  ve yardımcı çalışanlar var, hemen kaz siparişi yapıyoruz ve önden tabiki çorba içiyoruz.Kaz eti ilk defa yedim ve tadı tavuk-hindi eti karışımı gibiydi. Lezzetli ve bir okadarda doyurucuydu.Fiyatlar nasıldı diye soracak olursanız kişi başı 20-25tl arası gibi bir fiyat arasında. Çorba-Pilav-Kaz eti-Ayran-Meze




Karnımızı doyurduktan sonra Hekimevi Binası’nı bulmak için araştırmalara başlıyoruz. Edindiğimiz  bilgilere göre Kars Çayı yakınlarında olduğu. Kısa bir yürüyüşten sonra binaya ulaşıyoruz. Hekimevi daha önceleri doğum evi olarak da kullanılmış ve şuan restore edilerek butik otel haline gelmiş. Dilerseniz gelip burada konaklaya biliyorsunuz. Yine fotoğraflar çekip bölgeden ayrılıp Ordu Caddesi’ne doğru gidiyoruz. Bu cadde üzerinde sağlı-sollu harika binalar var.Bunlardan en önemlileri;

- İl Sağlık Müdürlüğü Binası,
-Eski Vali Konağı ( Stavuşki Konağı )
-Sanayi Ticaret Odası Konağı
-Defterdarlık Binası
Ordu Caddesi’nden aşağıya Faik Bey caddesine inildiğinde ise;
-Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı
-Merkez Camii ( Rus –Ortodoks Kilisesi)
-Eski Rus Konsolosluğu
-Haşim Arıkan Konağı
-Kars Butik Otel

Bugünlük Kars şehir ve kültür turunu tamamlayıp otele dönüyoruz.Dinlendikten sonra akşam yemeği için yine merkezde bulunan lokantalara bakıyoruz. Gözümüze kestirdiğimiz bir mekana girip siparişi veriyoruz.Bu arada Kars’ta yaz mevsimi bile olsa karasal bir iklim hakim olduğu için geceleri soğuk olabiliyor. O yüzden yanınıza kalın giyseler almayı unutmayın.

4 Temmuz 2013/ Kars







Devamını Oku »

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Gaziantep 2.Gün

Sabah güzel bir kahvaltının ardından yine hazırlanıp yola koyuluyoruz. Bugün ilk hedef zeugma müzesi.

İstasyon caddesi üzerinde ufak bir mola verip , meydanda bulunan Belediyenin turistler için hazırlamış olduğu “ Gaziantep Kültür Yolu Haritası” panosuna bakıyoruz..Oldukça açıklayıcı ve net bir harita gerçekten. Bulunduğunuz noktadan gideceğiniz yerlere kadar numaralar verilmiş ve zorlanmadan sizi oraya yönlendirebiliyor.Tabi biz her zamanki gibi cep telefonumuzdan gps’i açık tutmayı ihmal etmiyoruz :)

İstasyon Caddesinin hemen Önünde Stadyum var ve bu yol üzerinden hiçbir yere sapmadan istasyonu görene kadar yürüyoruz malesef..Sıcak biraz etkiliyor yine ama yapacak birşey yok. Karşımıza istasyon geliyor ve bizim gideceğimiz yer bu yolun karşısında olduğu için istasyonun sol taraftında bir alt geçit olduğunu görüyoruz ve oradan yürümeye devam ediyoruz..Şu an cadde isimleri aklımda değil ama kime sorsanız size bu şekilde tarif edecektir :)


Ve karşınızda Zeugma Mozaik Müzesi

Geçitten yürüyüp hemen yolun ilk sağından ara sokağa girince yaklaşık 100-150m sonra karşımıza Zeugma Mozaik Müzesi çıkıyor. Müzenin bahçesi gerçekten çok büyük ve gösterişli duruyor. Dışarısı çok sıcak olduğu için 1-2 fotoğraf çekip hemen içeriye giriyoruz.Giriş ücretli ve 8tl ödüyorsunuz.Müze kartınız varsa sıkıntı olmuyor.İçeri girer girmez müze görevlileri sizi karşılıyor. Dilerseniz size 3-4 tl ücret karşılığında 3 boyutlu gözlüklerle 15dk süren kısa bir belgesel izletiyorlar.Bizde tabi bu fırsatı kaçırmayıp kabul ediyoruz :)

Fotoğrafları çekerken flaşların kapalı olmasına dikkat edin..


Belgeselde dönemin tarihi ve nasıl bu hale geldiğini kısaca anlatıyor..İzlemenizde yarar var diye düşünüyorum.
Belgesel gösteriminden sonra müzeyi dolaşmaya başlıyoruz.Müze 2011 yılında faaliyete geçmiş ve Dünyanın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyormuş.
Müze 3 katlı olduğu için dolaşmak biraz uzun sürüyor. Çıkartılan
mozaiklerin birçoğu eksik parçaları olduğu için tam görüntülenemiyor.Bunun en büyük nedenlerinden biri kaçakçıların mozaikleri çalışma alanından söküp satmaları.Hatta bir mozaik parçasında ilginç bir bilgi vardı. Çalınan parçalardan biri Amerika’da bulunup ele geçirilmiş ve Türkiye’ye müzeye getirilmiş. Ayrıca sular altında kalıp kurtulamayan bir sürü mozaik varmış. Müzede birçok fotoğraf çektim, yalnız müzeye gidecek olursanız ve fotoğraf çekerseniz eğer lütfen flaş kullanmayın.Zaten çoğu sular altında kalan bu tarihi mozaikleri korumak için her şeyi yapmak lazım..

Müze hakkında daha detaylı bilgi için siteyi ziyaret edebilirsiniz: http://www.muze.gov.tr/gaziantep


Müzedeki ziyaretimizi tamamladıktan sonra tekrar yollara
düşüyoruz. Bu sefer hedefte Koçak Baklavacısı var. Burası bölgenin en sağlam baklava mekanlarından biriymiş. Uzun bir yürüyüşün ardından ve yine sıcakta kavrulduktan sonra meşhur Koçak Baklavacısı'na varıyoruz.Oturup bir güzel baklava yiyoruz ve yanında güzel bir çay ile yorgunluğumuzu atıyoruz. 
Mekan güzel ve insanlar özel araçları ile buraya gelip tatlılarını yedikten sonrap yollarına devam ediyorlar..Gaziantep’in tatlılarından yemek istiyorsanız burayı tavsiye ederim:)


Şimdi ki rotamız olan Atatürk’ün Gaziantep’i ziyareti sırasında Bey Mahallesi’nde kaldığı ve Belediye’nin burada “Atatürk Anı Evi” olarak açtığı yere hareket ediyoruz. Girişte yine 1tl gibi bir ücret ödüyoruz.Anı evi yakın zamanda açılmış. Sanırım Mayıs 2013 ‘te açılış gerçekleştirilmiş. Yeni açıldığı içinde kendimizi biraz şanslı hissediyoruz :)


İçeride Atatürk’ün kaldığı zamanlarda kullandığı yatak ve diğer eşyalar görülebilir.Anı evi 2 katlı bir yer olduğu için her katta farklı eşyalar ve bilgilerle karşılaşabiliyorsunuz. Üst katta Gaziantep’in kurtuluşunu anlatan bir tv ekranında oturduğunuz yerden animasyonu izleyip duygusal anlar yaşabiliyorsunuz..



Bey Mahallesi’ne yakın bir yerde olan Tepebaşı Mahallesi’ne geçiyoruz. Burada Gaziantep’in en büyük camilerinden biri olan aynı zamanda Meryem Ana kilisesi olarakta bilinen Kurtuluş Camii bulunuyor.
Bu cami 1800’lü yıllarında sonunda Sarkis Taşçıyan tarafından inşa edilmiş. Bir ara cezaevi olarakta kullanılmış burası.Cami’de restorasyon çalışmaları vardı. Dışarıdan 1-2 kare çektik ama içerisi namaz saati gelmediği için açık değildi. Yine şansımıza ufak bir çocuk bulup buranın tarihi hakkında bize bildiği şeyleri anlattı. Hatta gelin size camiyi açalım dolaşın dedi :) Bizde pek bir sevindik açıkçası. Yetkili olan yaşlı bir amcaya cami kapılarını açtırdık ve içeri girince etkileyici bir yapı karşımızdaydı. Oturup 15-20 dakika seyre daldık, yine fotoğraflar çekip teşekkürlerimizi sunup oradan ayrıldık.

Tepebaşı’ndan aşağıya doğru Atatürk Bulvarı’na inince hemen yolun karşısında Atatürk’ün halka seslendiği bina yer alıyor. Burası eskiden 1860’lı yıllarda Kendirli Kilisesi olarak inşa edilmiş ve zamanla öğretmenevi
olarakta faaliyet göstermiş. Geçtiğimiz aylarda yine büyük bir açılışla Kendirli Kültür Merkezi olarak ismini değiştirmiş ve ziyaretçilerine kapılarını açmış tarihi bir yer burası.İçeride 3 boyutlu olarak Gaziantep savunmasını anlatan film oynuyormuş ama biz kapanış saatinde geldiğimiz için içeride dolaşamıyoruz ve sadece dışarıdan fotoğraf çekmekle yetiniyoruz.
Gaziantep gezimizin artık sonlarına yaklaşırken bölgenin meşhur kahvesi Tahmis’e doğru hareket ediyoruz. Burası sitesinde de yazdığı gibi 1635 yılından beri "kahvenin mekanı"ymış :)
Ulaşım yine sıkıntı olmuyor. Zaten ünlü bir yer olduğu için nerede olursanız olun birisine sorarsanız size yolu tarif ediyor :)

Ayrıca yoldaki tabelalarda sizi yönlendiriyor. Mekan Elmacı Pazarı civarında bulunuyor ve dışarıdan bakıldığında oldukça hoş gözüküyor.
Yaz ayında olduğumuz için çoğu kişi mekanın karşısındaki bahçede açık havada bulunmayı tercih etmiş ve kahvelerini,nargilelerini orada içiyorlar.Bizde meşhur tahmis kahvesini görelim diye mekanın içine giriyoruz. 2 katlı bir kahve ve pek dolu olmadığı için hızlı bir şekilde oturup siparişimizi yapıyoruz.Meşhur menengiç kahvesi geliyor bakır kaplarda. Hoş bir tadı var. Mutlaka tatmalısınız :)

Yorgunluk kahvesinden sonra tekrar konağa geri dönüyoruz. Bu güzel şehirden ayrılacağımız için eşyalarımızı toparlıyoruz. Geçirdiğimiz 2 gün dolu dolu ve harika geçti diyebilirim. Gidemediğimiz yerlerde vardı tabi. Bunların başında Zeugma antik kenti, Gaziantep hayvanat bahçesi,Hasankeyf gibi yerler var.
Artık bir sonraki Gaziantep turunda buralara gidip izlenimlerimi sizlere aktarırım umarım :)
Yarın sabah 6,30’da uçak kalkacağı için erkenden yatıyoruz. Bu arada Konaktaki misafirperverlik güzeldi. Ali Bey Konağı’na buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Sabahın 5inde taksi çağırıp bizi kapıya kadar uğurladılar, sağolsunlar :)
Bu arada seyahate çıkmadan önce yanınıza almanız ve dikkat etmeniz gereken şeyleri sıralayayım hemen :)

-Müze kart ( Birçok müze olduğu için sıkıntı olmadan giriş yapabilirsiniz )
-Fotoğraf Makinası ( İnsan manzaraları ve müzelerde güzel kareler çekebilirsiniz )

-Şapka ve uzun kollu gömlek ( Eğer yazın gidecekseniz hava çok sıcak ve kendinizi korumanız için gerekli )
-Harita ve gps ( Kaldığınız otel veya konak size gerekli rehberleri verecektir ama siz kendinizi garantiye alın )
-Sırt Çantası 


03.07.2013 / Gaziantep​


Devamını Oku »

2 Temmuz 2013 Salı

Gaziantep 1.Gün

FİFA U-20 World Cup maçları için Gaziantep’deydik. Hem maçları izledik hemde ufak bir şehir turu yapıp bu güzel şehir hakkında bilgi edindik. Öncelikle uçak biletlerini yaklaşık 3-4 ay öncesinden aldığımız için biraz ucuza geldi diyebilirim.

http://www.skyscanner.com.tr/ adresinden en ucuz uçak biletlerini bulup aylar öncesinden satın alabiliyorsunuz ve sıkıntı yaşamıyorsunuz. Ben 70-80 tl arasında bir fiyat ödemiştim. Yine konaklama olayı için 2-3 ay öncesinden bir rezarvasyon yaptırdık.

Booking.com adresinden detaylı bir şekilde bölgedeki otelleri
Kaldığımız Bey Konağı'nın kahvaltı manzarası harikaydı :)
görüp ona göre rezarvasyon yapabiliyorsunuz. Tercih edeceğiniz oteller Gaziantep kalesi’ne yakın olursa dolaşacağınız tarihi ve kültürel yollara daha rahat ulaşırsınız. Bizim kaldığımız yer Ali Bey Konağı’ydı ve güzel bir ağırlama oldu diyebilirim. Detaylı bilgi için bu linkten bakabilirsiniz :)


Ufak uyarılardan sonra gezimizi anlatmaya başlayabilirim artık... İstanbul Sabiha Gökçen havaalanına gitmek için gece 04.00’te yola koyulduk. Eğer sizde bizim gibi İstanbul-Anadolu yakasında oturuyorsanız ve fazla alternatifiniz yoksa Kadıköy-Rıhtım’dan kalkan Havataş firmasına ait otobüslerle havaalanına ulaşabilirsiniz. Bu otobüsler her 30dk’da bir hareket ediyor. Oyüzden ulaşım konusunda sıkıntı yaşamazsınız.




Uçakla güzel bir yolculuk yaptıktan sonra Gaziantep havaalanına iniş yapıyoruz ve buradan da bu sefer Havaş firmasına ait otobüs ile Gaziantep şehir merkezine doğru hareket ediyoruz. Otobüsten Atatürk Bulvarı üzerinde inip ufak bir harita kontrolü yapıyoruz ve hemen yakınımızda olan BAYAZHAN KENT MÜZESİ’ne giriyoruz.Girişte 1 tl ödemeniz gerekiyor. Müzede sesli rehber olduğu için birer kulaklık veriyorlar ve televizyonlara yaklaştıkça kent hakkında çeşitli bilgiler veriliyor .Müze, Bayaz Ahmet Efendi tarafından 1909 yılında yaptırılmış ve bugüne kadar çeşitli restore çalışmalarından geçmiş. Müzenin hemen yanında restaurant var , dilerseniz burada dinlenip vakit geçirebilirsiniz. Gaziantep denilince benim aklıma baklava ve Bakırcılar çarşısı geliyor :)








Sıradaki durağımız Bakırcılar Çarşısı. Burada ustalar ellerinde
çekiçler ile bakırları işliyor ve birçok hediyelik eşya yapıyorlar.. Çarşının hemen yanında Zincirli Bedesten yer alıyor.1700’lü yıllarda Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmış ve içerisinde 70-80 dükkanı barından tek katlı büyük bir yer. Yine bu bölgede yer alan, Tarihi Gümrük Hanı ziyaret ediyoruz.Han 1800’lü yılların sonuna doğru Hacı Ömer Efendi tarafından yolcuların konaklaması için yaptırılmış. Hanın alt tarafında depo ve ahır varmış, üst kat ise yolcuların kalması için ayrılmış ozamanlar. 2012 yılında restore edilerek bugünkü halini almış.Han içerisinde hemen sağda sedefkar dükkanı var. İçeri girip ilginizi çekebilecek şeyler bulabilirsiniz. Bir şeyler almasanız bile fotoğraf çektirip arşivinize atmakta yarar var :)


Gaziantep turuna hızlı bir giriş yaptıktan sonra konaklama yapacağımız Ali Bey Konağını aramaya başlıyoruz. Hava sıcak olduğu için biraz yoruluyoruz tabi :) Konak tam olarak Gaziantep Kalesi’nin hemen yanında ve gezilecek yerlere rahatlıkla ulaşabileceğimiz bir yerde..Hemen yerleşip ufak bir dinlenmenin ardından yine dolaşmaya devam ediyoruz..

Gaziantep Kalesi bir süredir restorasyon çalışmasında olduğu için malesef gezilemiyor. Sadece dışarıdan genel bir manzara fotoğrafı ile yetiniyoruz. Gaziantep kalesinin ne zaman inşaa edildiği bilinmiyor.Roma döneminde gözlem amaçlı kullanılmış. Artık yavaş yavaş acıktığımızı hissediyoruz ve Bölgenin en meşhur lokantası olan İmam Çağdaş’a doğru yol almak için Kale’den ayrılıyoruz. İmam Çağdaş, Zincirli Bedesten’e gelmeden önce hemen yol üzerinde kalıyor. Zaten lokantanın önünde arabalarını park etmeye çalışan kişileri ve yemek için içeri girmeye çalışanları görünce doğru yere geldiğimizi anlıyoruz :) İçerisi oldukça büyük ve çok yoğun . Sürekli garsonlar koşturma halinde. Hemen siparişi verip beklemeye başlıyoruz.Kebap ve lahmacunlarından kesinlikle tatmalısınız. Yemek sonrası ise harika baklava ziyafeti yapmadan çıkarsanız ayıp olur :) Bu arada fiyatlar biraz normalin üzerinde ama yemek olunca affetmemek lazım :)


Bugün Fifa U20 World Cup futbol maçları olduğu için ve vakitte daraldığı için hızlı bir şekilde lokantadan çıkıp rotamızın diğer noktası olan Bey Mahallesine doğru yola koyuluyoruz. Bu mahallenin nesi var ki buraya gidelim diye sorabilirsiniz haklı olarak. Bey Mahallesi Şahinbey ilçesinde yer alıyor ve bu mahallede tarihi Antep evlerine rastlıyorsunuz. Evlerin çoğu restore edilmiş.Bu arada Mustafa Kemal Atatürk’ün nüfus cuzdanı Bey Mahallesi’ne kayıtlıymış.

Bey Mahallesi’nden çıkıp hemen Şahinbey’de yer alan Karagöz Mahallesine geçiyoruz. ​Yine yürüme mesafesinde olduğu için Bey mahallesinden buraya fazla vakit kaybetmiyoruz. Karagöz Mahallesi’nde yer alan Emine Göğüş Mutfak Müzesini ziyaret ediyoruz.Burası eskiden bir konakmış ve yine restorasyon çalışmaları sonrasında müze haline getirilmiş. Türkiye’deki ilk ve tek Mutfak müzesi olması nedeniyle kesinlikle gezilmesi gereken bir yer.Antep mutfağının geleneksel mutfak kültürünü bu müzede görebiliyorsunuz..Tabi yine acıkma ihtimaliniz bir hayli yüksek :)




Mutfak Müzesi’de dolaştıktan sonra artık maç saati yaklaştığı için stada doğru yavaş yavaş yürümeye başlıyoruz. Bugün Antep’de 2 önemli maç var. Saat 18.00’de Yunanistan-Özbekistan ve Saat 21.00’de Türkiye-Fransa Tabi gönlümüz Türkiye’den yana ve seyirciler desteklemek için stada gelmeye başladı bile :) Turnuvanın sürpriz takımlarından Özbekistan , güçlü Yunanistan karşısında yine iyi bir oyun sergiledi ve maçı 3-1 alarak adını Çeyrek finale yazdırdı. Gecenin en önemli maçında ise milli takımımız malesef çok kötü bir oyun sergileyerek turnuvanın favori takımlarından Fransa’ya 4-1 mağlup olarak veda etti. Staddan üzgün bir şekilde ayrılıp konağa geri dönüyoruz ve yarın için dinlenmeye başlıyoruz..


Fifa U-21 Dünya Şampiyonasında Milli Takımı'mızı desteklemek için Gaziantep'deyiz.


02.07.2013 / Gaziantep​





Devamını Oku »